2 Ağustos 2013 Cuma

HURAFELER

BUNLAR KURAN'da YOK:


yani aşağıda yazılı olanların hiçbirisi din ile alakalı değildir din adı altında bizlere verilmiş olanlardır. İyi okuyunuz!!!


1-    Kuran’ın tek başına yetersiz olduğu iddiası
2-    Hadislerin dinin kaynağı olması
3-    Mezhep alimlerinin fetvalarıyla helal ve haram belirlenmesi
4-    Mezhep çıkarımlarına göre Kuran’dan ayet iptal etmek
5-    Mezhepleri dine eşitlemek, mezhep bağımlılığını farzlaştırmak
6-    Kuran’ı musiki kitabı gibi anlamadan okumak
7-    Kuran’ı ölüler için okunan bir kitaba çevirmek
8-    Peygamber’in hadislerle Kuran dışı hükümler, farzlar, haramlar oluşturduğu iddiası
9-    Tüm canlıların Peygamberimiz sayesinde yaratılmış olması
10-  Peygamberler’i yarıştırma, Peygamberimiz’i en üstün Peygamber ilan etmek
11-   Peygamberimiz’in,  Peygamberlik öncesi hayatını bile taklide kalkmak
12-  “Kuran eksiktir, detaylar başka kitaplardadır” demek
13-  Bazı kimseleri evliya kabul edip Cennetlik ilan etmek ve mezarlarında dinin özüne aykırı saygı gösterileri yapmak
14-  Tarikat şeyhlerini ilahlaştırmak
15-  Tarikatlardaki rabıta gibi uygulamalar
16-  Bir tek Sunniler’in veya bir tek Şiiler’in Cennetlik olduğunu iddia etmek
17-   Yahudi ve Hıristiyanlar’ın hepsini Cehennemlik ilan etmek
18-  Dine Arap geleneklerini sokmak
19-  Şahsi görüşlerine uydurmak için dini, reformla değiştirmeye kalkışmak
20-  “Peygamber’in sünneti” başlığıyla, hayatın her alanıyla ilgili dinsel ritüeller oluşturmak
21-   Çoğunluğun her zaman doğru olduğunu savunmak
22-  Mezheplerin tarihsel sürecini mezheplerin doğruluğuna delil saymak
23-  Hanefilik diye bir mezhep
24-  Şafilik diye bir mezhep
25-  Hanbelilik diye bir mezhep
26-  Malikilik diye bir mezhep
27-  Caferilik diye bir mezhep
28-  Maturudiye, Eşariye veya itikadi herhangi bir mezhebin taklitçiliği, eleştirilmezliği
29-  Kuran’ın yaratılmadığı, ezeli olduğu iddiası
30-  Mezhep değiştirenlere sopa veya herhangi bir ceza öngörmek
31-   Aklı inkar etmek, taklitçiliği üstün tutmak
32-  Bilim düşmanlığı
33-  Sanat düşmanlığı
34-  Buhari diye bir hadis kitabına Kuran gibi uymak
35-  Müslim diye bir hadis kitabına Kuran gibi uymak
36-  Kütübü Sitte veya başka hadis kitaplarına Kuran gibi uymak
37-   Peygamberimiz’in dışındaki herhangi bir kişinin kutsallığının mutlak olduğuna dair iddialar
38-  Sahabelerin (Peygamberimiz’i gören herhangi bir Müslüman) hangisine uyarsak uyalım doğruya erişeceğimiz iddiası
39-  Başörtüsü takmak
40-  Peçe takmak
41-   Haremlik-selamlık uygulaması
42-  Kadının tek başına seyahat edememesi
43-  Kadının, erkeğin tüm vücudu irinle dahi kaplı olsa, o vücudu yalayarak temizlese, yine de erkeğin hakkını ödeyemeyeceği düşüncesi
44-  Allah’tan başkasına secde edilseydi, kadının kocasına secde etmesinin gerekeceği iddiası
45-  Kadının yönetici, devlet başkanı olamayacağı
46-  Kadının yöneticileri seçme hakkının olmadığı
47-   Kadının sesinin erkek tarafından duyulmaması gerektiği
48-  Kadının Cuma namazını kılmaması
49-  Kadının aybaşılıyken namaz kılmaması, oruç tutmaması, Kuran okumaması, camiye girmemesi
50-  Kadınları çarşaf, pardesü gibi üniformalarla örtmek
51-   Kadınla erkeğin el sıkışma yasağı
52-  Kadının kalktığı yere soğumadan oturulamayacağı
53-  Kadının kapalı bir yerde, erkekle baş başa kalmasının haram olması
54-  Kadının, köpek ve domuzla beraber namazı bozan unsurlardan olması
55-  Kadınların çoğunun Cehennemlik olması
56-  Kadınların şerli olması
57-   Kadınların eksik akıllı olması
58-  Kadınlara evde hapisvari hayat yaşatmak
59-  Kadınların kocası dışında erkeklerin duyacağı koku sıkmasının haram olduğu
60-  Kadınların kaş aldırmasının veya makyaj yapmasının haram olduğu
61-   Kadının kocasına her işte itaatinin farzlaştırılması
62-  Kadının kocasının  cinsel çağrısına her seferinde cevap vermesinin mecburi olması
63-  Şahitlikte, “bir erkek eşittir iki kadın” ilkesinin uygulanması
64-  Kadının ailesinden izin almadan evlenmesinin yasaklanması
65-  Zina edenin taşlanarak öldürülmesi
66-  Zina ayetinin bir keçinin yemesiyle yok olduğu iddiası
67-   Maymunların bile zina edenleri öldürdüğüne dair izahlar
68-  Erkeklerin altın takmasının haram olması
69-  Erkeklerin ipekli giysiler giymesinin haram olması
70-  Yemekte altın, gümüş takımların kullanılmasının yasak oluşu
71-   Heykel yasağı
72-  Resim yasağı
73-  Satrancın yasak oluşu
74-  Müzik enstrümanları ve müzik dinleme ile ilgili yasaklar
75-  Midye, karides gibi deniz ürünlerinin haramlaştırılması
76-  At, eşek, vahşi hayvan etlerinin haramlaştırılması
77-  Böbrek ve koç yumurtasının  mekruh sınıfına sokulup, yenmesinin çirkin gösterilmesi
78-  Sigaranın mekruh olması veya haramlaştırılması
79-  Mekruh diye haramlardan ayrı yasaklar listesi ve belli oranda mekruhların harama eşit olacağı izahı
80-  Cinsel ilişkinin örtü altında olmasının gerekliliği
81-   Eşlerin cinsel ilişki esnasında bile birbirlerinin cinsel organlarına bakamayacağı
82-  Mastürbasyonun yasaklanması
83-  Doğum kontrolünün yasaklanması
84-  Yıkanırken bile kişinin cinsel organının açıkta olmaması gerektiği, meleklerden utanması gerektiği, peştemalle yıkanmak gerektiği
85-  Erkeklerin sünnet olması
86-  Kadınların sünnet olması
87-  Sakal bırakmanın sevaplığı
88-  Sakal kesmenin haram olması
89-  Saçları ortadan ayırmada sünnet sevabı arama
90-  Saçları yağlamanın sevaplığı
91-   Saçlara, sakala kına yakmanın sevaplığı
92-  Erkeklerin sürme çekmesinin sevaplığı
93-  Yüzükoyun yatmanın yasaklanması
94-  Yer yatağında yatmak
95-  Sağ ayakla evden çıkmak, eve girmek, yatağa girmek
96-  Sol ayakla tuvalet gibi pis yerlere girmek
97-  Tuvalet temizliğinin suyla olmasını farzlaştırmak
98-  Oturarak küçük tuvalet yapmak
99-  Tuvaletin kıbleye karşı yapılmasının haram olması
100- Sol elle yenenleri şeytanın yemesi
101- Sarık sarmak
102- Misvak kullanmak
103- Cübbe giymek
104- Entari giymek
105- Şalvar giymek
106- Beyaz, yeşil, siyah renkli giysilerde sevap aramak
107- Sarı, kırmızı renkler giymemek
108- Hurma, kabak gibi yiyeceklerde sünnet sevabı aramak
109- Yemeği yer sofrasında yemek
110- Yemeği aynı kaptan yemek
111- Elle, üç parmakla yemek
112- Suyu üç yudumda içmek
113- Suyu oturarak içmek
114- Yemeğin bitiminde parmakları yalayarak temizlemede sünnet sevabı aramak
115- Alkollü koku sürmemek
116- Kolonya kullanmamak
117- Kara köpekleri öldürmek
118- Köpekleri eve sokmayı yasaklamak
119- Geceleri aynaları kapamak
120- Kuran’la veya Kuran’sız büyü yapmak
121- Muska yazmak, taşımak
122- Kuran’ı üfürük kitabı gibi kullanmak
123- Islık çalmanın şeytan işi olması
124- Tahtaya vurmaktan, nazar boncuğundan hayır beklemek
125- Falcıları, cincileri dindar hoca sanmak
126- Kurşun dökmek veya merdiven altından geçmemek
127- Kara kediyi, kara köpeği uğursuz saymak,
128- Çamaşırı belli günlerde yıkamanın, cinsel ilişkiye belli günlerde girmenin gerekliliğini iddia etmek
129- Mevlit
130- Ölünün 7., 40., 52. günlerinde törenler yapmak
131- Kabir azabı ile ilgili hikayeler, kabir azabının kendisi
132- Sırat köprüsünün kıldan ince olduğu, kesilen kurban üzerinde sıratın geçileceği izahları
133- Üzerine idrar sıçratanın en çok kabir azabı çekecek kişi olması
134- Ölünün yerine oruç tutmak
135- Ölünün yerine Hacca gitmek veya birisini göndermek
136- Ölünün arkasından ağlayınca ölüye azap olması
137- Kıyametin saati hakkında açıklamalar
138- Mehdi
139- Deccal
140- Dabbenin fil kulaklı, hınzır gözlü, öküz başlı olduğu
141- İsa’nın yeniden yeryüzüne geleceği
142- Yecuc ve Mecuc’un Türkler olması
143- Irkçılık, Arap ırkını veya dilini üstün görmek
144- Yecuc ve Mecuc’un yerin altında bir karışlık adamlar olması
145- Evrenin sonunda Güneş’in batıdan doğacağı
146- Kuran’da belirtilmeyen namaz vakitlerini farzlaştırmak
147- Namazın yalnız Arapça kılınması gerektiğini iddia etmek
148- Namazı kadının kıldıramaması
149- Rüku ve secdede hep aynı şeyleri söylemenin gerekliliği
150- Fatiha Suresi’ni her rekatta okumayı farzlaştırmak
151- Önünden birinin geçmesiyle namazın bozulacağı
152- Namazın farzı, sünneti, vacibi gibi ayrımlar listesindeki birçok detay
153- Namazda el bağlama şeklini, ayakların kaç santim aralıklarla duracağını belirlemek
154- Orucu kasten bozanın iki ay kesintisiz oruç tutması gerektiğini söylemek
155- Teravih namazı, bayram namazı
156- Haccı birkaç güne sıkıştırıp insanları perişan etmek
157- Hacda şeytan taşlamak
158- Kurban bayramında kurban kesmek
159- Belli haramların Hacdan sonra başladığı veya haramlık derecesinin arttığı düşüncesi
160- Zemzem suyunda, okunmuş şeker, tuz gibi maddelerde sevap aramak
161- Zekata 1/40’lık evrensel bir ölçü getirmek ve zekatın ancak para elde bir sene durursa farz olduğu iddiası
162- Deveye, koyuna veya tarım ürünlerinin her birine farklı ve evrensel zekat ölçüleri getirme
163- Abdesti, tuvaleti yapma dışında başka şeylerin de bozduğu iddiası
164- Boy abdestini cinsel ilişki dışında başka şeylerin bozduğu iddiası
165- Abdestin sırasını farzlaştırma
166- Abdestte ve boy abdestinde ağız burun çalkalamayı farzlaştırma
167- Namazda gülmenin abdesti bozduğu
168- Boy abdestinde önce sağ, sonra sol tarafa üçer defa su dökmek gibi teferruatlarda sevap aramak
169- Abdestin veya boy abdestinin, namaz dışında Kuran okumak için de mecbur tutulması
170- Boy abdestsiz atılan her adımın günah olması
171- Diş dolgusu olanların abdest ve boy abdestinin geçersiz olması
172- Dövmesi olanların abdestinin ve boy abdestinin geçersiz olması
173- Deprem ve selde ölenlerin şehit olması
174- Karın ağrısından ölenlerin şehit olması
175- Dünya’nın öküz ve balık üstünde olduğu
176- Depremin bu balığın sallanması sonucu olduğu
177- Ay’a gidilemeyeceği iddiası
178- Güneş’in batışının, Güneş’in secde etmek için kaybolması olarak açıklanması
179- Güneş batarken namaz kılmamak gerektiği
180- Boğa, aslan, kartal suretinde meleklerin var olduğu iddiası
181- Cebrail’in 600 kanadına ilişkin açıklamalar
182- Allah’ın Cennet’te baldırını açması
183- Allah’ın Peygamber’in sırtına dokunması
184- Allah’ın özel günlerde yeryüzüne inip, insanlarla tokalaşması
185- Allah’ın Peygamber’in pazarlığı sonucu namazı elli vakitten, beş vakite indirmeye razı olduğu
186- Halifelik müessesesi
187- Saltanat, halkın siyasi otoriteye kullaştırılması
188- Cami imamı, müezzini gibi sınıflar
189- Arap dilini Cennet dili, harflerini Cennet harfi diyerek kutsallaştırmak
190- Darül harp iddiasıyla kendi dışındakilere şiddeti meşrulaştırmak
191- Darül harp iddiasıyla kendi dışındakileri soymak, haklarını çiğnemek
192- Namaz kılmayanı öldürmek veya dövmek
193- Orucu zorla tutturma, tutmayanı dövme
194- Makyajlı veya açık kadınları dövmek
195- Araba kullanan veya tek başına seyahat eden kadınları engellemek
196- Müslümanlığı bırakanları öldürmek
197- Sırf ganimet için fetihlere kalkışmak
198- İçki içenleri dövmek
199- Baskıyla dini yaymak
200- Baskıyla dini yaşatmak


Rabbinizden size indirilene uyun. O’ndan başka evliyaların ardına düşmeyin. Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.  Araf Suresi 3

1 Ağustos 2013 Perşembe

ZUHRUF SURESINDEN

"Şüphesiz suçlular cehennem azabında devamlı kalacaklar. "

ZUHRUF   74

" Azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde kurtuluştan ümit kesmişlerdir."

ZUHRUF   75



30 Temmuz 2013 Salı

DEPREM VE HAARP PROJESİ

High Frequency Active Auroral Research Program ya da kısaca HAARP. 


Projenin karşıtlarından biri olan, ülkenin en ünlü jeofizikçilerinden Prof.Gordon J.F.MacDonald’e göre, elektromanyetik teknoloji bakın daha neler yapabilir:

1-İklimleri değiştirebilir,

2-Kutupları eritebilir veya yerinden oynatabilir,

3-Ozon tabakası ile oynayabilir,

4-Deprem yaratabilir,

5-Okyanus dalgalarını kontrol edebilir,

6-Dünyanın enerji alanları ile oynayarak, insan beynini kontrol altına alabilir,

7-Radyasyon yaymayan termonükleer patlama oluşturabilir...


Bunlar yapabildiklerinin sadece bir kısmı.. 


hakkında yazılanlar ;

odatv , habertürk    bunlar gibi daha bi dolu haber bulunabilir. 1999 depremi içinde bu konuda ciddi araştırmalar yaplmıştır.

29 Temmuz 2013 Pazartesi

“ Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a güvenip dayansınlar. " (Ali İmran 160)

DUA (KURAN'DAN)

Bakara Suresi’nde şu şekilde dua eden kulların müminler olduğu söyleniyor ve bunlar övülüyor:

"Ey Rabbimiz, bize dünyada da güzellik ver, âhirette de güzellik ver! Ve bizi ateş azabından koru!" (Bakara 201)


"Rabbim! Beni, gireceğim yere doğruluk-dürüstlükle sok, çıkacağım yerden doğruluk-dürüstlükle çıkar. Katından bana yardımcı bir güç/kanıt ver." (İsra 80)


Ey mülkün/saltanatın Mâlik'i/sahibi olan Allahım! Sen mülkü/ saltanatı dilediğine verir, mülkü/ saltanatı dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini yüceltip aziz edersin, dilediğini alçaltıp zelil kılarsın. İmkân, mal ve nimet senin elindedir. Sen, her şeye kadirsin. Geceyi gündüzün içine sokarsın, gündüzü de gecenin içine sokarsın. Diriyi ölüden çıkarırsın, ölüyü diriden çıkarırsın. Dilediğini hesapsızca rızıklandırırsın. (Ali İmran 26-27)


"Ey Rabbimiz, katından bir rahmet ver bize ve bizim için bir çıkış yolu lütfet işimize. (Kehf 10)



Hz. Musa’nın Kuran'dan gerçek sünnetine bir örnek:
Rabbim, göğsümü açıp genişlet; İşimi bana kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz ki sözümü iyi anlasınlar.
(TaHa 25-28)

"Ey Rabbimiz! Bağışla bizim günahlarımızı, affet işlerimizdeki taşkınlığımızı, sağlam bastır ayaklarımızı ve yardım et bize küfre sapan topluma karşı!" (Ali İmran 147)


Hz. İsa’nın havarilerinin duası:
Ey Rabbimiz! Senin indirdiğine iman ettik, resule uyduk; artık bizi gerçeğin tanıklarıyla beraber yaz! (Ali İmran 53)



"Ey Rabbimiz Unutursak veya hataya dusersek bizi hesaba çekme(yarlığa).Ey Rabbimiz Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme." ( Bakara- 285 )


"Rabbimiz Bizim gücümüzün yetmediği işlerden bizi sorumlu tutma, bizi affet, bizi bağışla, bize acı. Çünkü sen mevlamızsın. Kafir kavimlere karşı bize yardim et."


"Rabbimiz, Bize tarafından rahmet ver ve bize, şu durumumuzdan kurtulacak yolu hazırla."(Kehf10 )


"Rabbim, benim ilmimi artır." ( Taha- 114 )

"Ey Rabbim, Bana ve ana-babama verdiğin nimet şükretmemi ve hoşnut alacağın iyi iş yapmamı gönlüme getir. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat." ( Neml- 19 )


BAKARA 117

Originator of the heavens and the earth. When He decrees a matter, He only says to it, "Be," and it is.


O (Allah) Evren’i ve yeryüzünü yoktan yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse yalnızca “Ol” der, o da  oluverir.

Ai është shpikës i qiejve e i tokës (pa kurrfarë modeli të mëparshëm) e kur dëshiron diçka, ai vetëm i thotë: “Bëhu!” në atë moment bëhet.


بَدِيعُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرۡضِ وَإِذَا قَضَى أَمۡراً فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُن فَيَكُونُ


On je stvoritelj nebesa i Zemlje, i kada nešto odluči, za to samo rekne: “Budi!” – i ono bude.

HURAFE

      Sancıdan kıvranan bir hasta üzerine Mücadele Suresi okunursa sancısı geçer ve tatlı tatlı uykuya dalar. Gece ve gündüz bu sureyi okumaya devam eden kimse hırsızlara karşı korunur. Surenin tamamı bir kağıt üzerine yazılıp herhangi bir mahsul üzerine atılırsa, o mahsul her türlü haşerenin tahribatından kurtulur, bolluk ve bereket meydana gelir. Bu HURAFEDİR.
   Bir kimse Maun Suresi’ni ev eşyası üzerine okuyup üfürse, o eşya kırılmaktan ve kaybolmaktan kurtarılmış olur. Bu surenin okunmasını alışkanlık haline getiren kimsenin sözü her yerde geçerli olur. Hiç kimse bir dediğini iki edemez. Bu HURAFEDİR.

  Sık sık hamamcı olan kimseler, bir şap üzerine Tarık Suresi’ni okuyup, yastığın altına kor ve bu şekilde uyuduğu takdirde hamamcı olmaktan kurtulur. Bu da HURAFEDİR.

  Bir çirişe 7 ilmik atılır. Birinci ilmiğe ve yedinci ilmiğe Sure-i Kevser okunur. Her düğümde şöyle denir: “Yarabbi filanın şehvetini, cinsel organını, aklını fikrini 360 beden azası ile 72 endamı ile bağladım ve düğümledim.” Bu çiriş rüzgara karşı asılır. İcap ettiğinde çözmek için kaybolmaması da şarttır. Bu ne lan şimdi :D bu da HURAFE

  Basur hastalığına yakalanan kimse, namazların sonunda Ala Suresi’ni yedişer defa okursa hastalığı geçer. Cuma ezanında yazdırıp üzerine alan kıskançlık, nazar ve sihre karşı kendini korur.   :D:D:D:D:D:D

  İçinde 17 Mim harfi bulunan Ayetel Kürsi’yi yine bir çiriş alıp bakire bir kıza 17 kez düğümlenecek şekilde ilmik attırılır. Her ilmiğe 10 adet Ayetel Kürsi okunur… Kimin için niyetleniyor, ne için isteniyorsa; “Ya Rabbi falanın şehvetini, dilini ya da yolunu bağlıyorum. Ayetel Kürsi’deki İsmi Azamın ve esma-i İlahiyenin yüzü hürmetine düğümledim” diyerek, bakire kıza bir düğüm attırılıp, işaretle hiç konuşmadan 17 ilmik böylece düğümlenir ve 170 adet Ayetel Kürsi okunmuş olur. Bu okunmuş çiriş karanlık bir yerde ağır bir taş altına konarak muhafaza edilir.  Bu ne oluyor şimsi büyü fLn mı? siktir ordan derler adama.. HURAFE

  Erkekliği bağlı bir şahsın çözülmesi için; temiz bir kağıda Ayetel Kürsi, diğer bir kağıda da Sure-i Haşr’ın son dört ayeti ile Amener Resuli ayeti kelime olarak ayrı harf harf yazılır. Ayetel Kürsi sağ kola, diğer yazılı Amener Resuli ve Haşır Suresi sol kola bağlanır. Sonra hiç kullanılmamış bir baltanın deliğinden bağlı erkeklik uzvunu geçirip küçük tuvaletini yapar.   HURAFEEEE





1- De ki: Sabahın Rabbine sığınırım.
2- Yarattıklarının kötülüğünden
3- Çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden
4- Düğümlere üfürenlerin kötülüğünden
5- Ve kıskandığı zaman kıskananın kötülüğünden.
Felak Suresi 1-5

28 Temmuz 2013 Pazar

OKUMAK VE ANLAMAK

KURAN’DAN BİR KONUYU ANLAMADA PRENSİPLER

•    Kuran’ın dinin tek kaynağı olduğu yani “Din = Kuran” olduğu unutulmamalıdır. Kuran’ın Allah kelamı olduğu ve bizim dini anlamamız için indirildiği de sürekli aklımızda tutulmalıdır.
•    Meseleler, Kuran’ın bütünlüğü içinde düşünülmeli ve çözümlendirilmelidir. Bir konuyla ilgili Kuran’da geçen ne kadar ayet varsa, o ayetler önceleri ve sonralarıyla ele alınmalıdırlar. (Kuran’ın bir kısmını kabul, bir kısmını inkar; Kuran’ı inkardır.) Kuran’ın bir yerinde geçen bir konunun, bir fikrin Kuran’ın başka bir yerinde geçen bir fikirle çelişmeyeceğini de unutmayalım.
•    Kuran’da yer almayan bir konunun, dinde de yer almadığı anlaşılmalıdır. Bu prensibi uygulayınca dine ilavelerin % 90’dan fazlasından kurtuluruz. Kuran’da yasaklanmayan bir şeyin helal olduğu, ayrıca bu şeyin helal olması için ilave bir izaha gerek olmadığını unutmayalım.
•    Bazı konulardaki dini ilavelerin Kuran ayetlerinin çekiştirilmesi ile yapıldığını unutmamalıyız. Şüpheli bir konuyla karşılaştığımızda; Kuran’ın orijinalinin Arapça olduğunu bilmeli ve konuyu iyi bir şekilde Arapça bilip, samimi bir şekilde Kuran’a yaklaşanlarla çözmeliyiz. Eğer onların samimiyet ve yaklaşımından şüphelenirseniz, incelenen noktaları birbirinden bağımsız ayrı kişilere gösterip kontrol edebilirsiniz. (Kişilerin samimiyetinde en önemli gösterge, Kuran’ın dinin tek kaynağı olduğunu kabul edip etmedikleridir. Bu görüşü kabul etmeyenler, mezheplerinin görüşünü Kuran’a mal etmeye çalışabilirler.) Bu çalışma yapılırken kilit kelimenin ve kavramın Kuran’ın indiği dönemde nasıl anlaşıldığını ve aynı kelimenin, kavramın Kuran’ın tümünde nasıl kullanıldığını inceleyerek en iyi şekilde çözüme ulaşabileceğimizi unutmamalıyız.
•    Kuran’ı  anlamaya  çalışırken,  aklın ve vicdanın  en önemli yardımcılarımız; gelenek, görenek, çoğunluğun kabulleri, çevre baskısı gibi aklı ve vicdanı ipotek altına alıp kullandırmayan unsurların Kuran’la aramızda en önemli engeller olduğunu unutmamalıyız. 

Yalan Hadisler

Hadis“Ölü, ailesinin kendisi için ağlamasından dolayı azaba uğratılır.”
Buhari-K. Cemiz 32, 33, 34



"Doğrusu hiçbir günahkar bir başkasının günah yükünü yüklenmez."
Necm Suresi 38

Ne akla, ne de Kuran’ın genel mantığına uyan bu hadis de uydurmadan başka birşey değildir...

Hadis“Kadınlar arasında iyi kadın, yüz tane karga arasında alaca bir karga gibidir.”
Buhari 9/1391

"Ben sizden erkek olsun, kadın olsun hiçbir çalışanın ürettiğini boşa çıkarmayacağım. Hepiniz birbirinizdensiniz."
Ali İmran Suresi 195

Kuran hayır üreten erkeğin de kadının da önünü açık tutarken, hadisler kadının önünü kapamaktadır.


Dinin kaynağı hadisler değil, Kuran'dır.  


Hadis“Altın ve ipek ümmetimin kadınlarına helal, erkeklerine ise haramdır.”
Müslim 2/16

De ki; “Allah’ın kulları için çıkardığı süsü ve temiz rızıkları kim haram etti?” De ki: “Bunlar dünya hayatında iman edenler içindir, kıyamet gününde ise yalnızca onlarındır.”" Bilen bir topluluk için Biz ayetleri böyle detaylı anlatırız."
Araf Suresi 32
Altın ve ipek hem erkek için, hem de kadın için bir süs eşyasıdır. Kuran’da hiçbir ayette yasaklanmazlar. Allah inananların dünyada da bu süslerden yararlanabileceklerini söyler ve erkek kadın ayrımı yapmaz. Her hadisinin doğru olduğu iddia edilen Müslim’de de yer verilmiş olan bu hadis, Kuran’ın belirttiğimiz ayeti ile çelişir.



27 Temmuz 2013 Cumartesi

VAHDET-İ VÜCUT (kısaca)

Vahdet-i vücud, kendi parçalarından bir kısmını lanetleyen, cehennemde yakarak cezalandıran, hakaret eden bir ilah anlayışı getirir .

VAHDET-İ VÜCUT (IBN ARABİ)

Bu inancın sistemleştirilmesnde büyük rol alan kişidir kendisi. Hatta bizzat tarafından sistemleştirilmiştir.
 En ünlü eseri Fusus el-Hikem'dir. Şimdi kitapyan bir kaç alıntı yapalım;

   Bu kitap, nefis ârzularının münezzeh ve içine fesad karışmamış olan en küdsî makamdan indirilmiştir.. .ben ancak bana ilham olunan şeyi söyledim. (sayfa:5)

   Tanrı, mahlûkuna insan ile nazar kıldı ve onlara rahmet eyledi. Şu halde O ezelî olan insan, şekliyle hadîs, zuhur ve neş'eti bakımından ebedî ve daimdir. (sayfa: 10)

   Allah beni öğer, ben de O'nu. O bana kulluk eder, ben de O'na (sayfa:94)

Bu duruma en güzel cevabi veren İmam Ebû Hanife olmuştur;

"Bir yahudiye kime ibadet ettiğini sorarsanız, "Allah'a ibadet ediyorum" der. Allah'ı sorduğun zaman, onu beşer şeklinde yaratılmış olan oğlu Üzeyr olduğunu söyler. Bu durumda olan kimse Allah'a iman etmiş olmaz. Eğer bir Hristiyana, kime ibadet ettiğini so­rarsanız "Allah'a ibadet ediyorum" der. Allah'ı sorduğunda, onun İsa'nın cesedinde ve Meryem'in karnında gizlenen, bir yere sığan ve giren varlık olduğunu söyler. Bu durumda bulunan kimse ise Allah'a iman etmiş olmaz. Mecusi'ye de kime ibadet etitiğini so­rarsan, o da "Allah'a ibadet ediyorum" diye cevap verir. Fakat Al­lah'ı sorduğun zaman, onun ortağı, eşi ve çocuğu bulunan bir varlık olduğunu söyler. Bu durumda olan bir kimse de, Allah'a iman etmiş olmaz. Bütün bu kimselerin Allah'ı bilmemeleri ve inkârları birdir. Vasıfları, sıfat ve ibadetleri ise çok ve değişiktir... işte böylece sen onların tavsif ve ibadet ettiklerine, ibadet etme­diğini bilirsin. Çünkü onlar üç yahut iki ilâh tavsif ediyorlar. Tav­sif ettiklerine de ibadet ediyorlar. Oysaki sen, bir olan Allah'ı tav­sif ediyorsun. O halde senin ibadet ettiğin mabudun onların iba­det ettiklerinden başkadır. Onların mabudu da senin ibadet etti­ğinden başkadır. Bunun için Kur'an'da ; "De ki, ey kâfirler.ben si­zin taptıklarınıza tapmam, siz de benim taptığıma tapmazsınız" buyurulmuştur." 



VAHDET-İ VÜCUT (Nedir? kimdir? )

      Başta İbn Arabî olmak üzere en açık   biçimiyle SadreddinKonevî (673/1274) Rumî Celâleddin (672/1273), Abdulkadîr el-lci (756/1355),İbn Seb'în (669/1270), lbnu'l Farız (632/1235), Tîlimsanî  gibi ünlü sufîlerin söz ve yazılarında kolaylıkla bu­lunabilecek Vahdet-i Vücûd inancı, günümüz araştırıcılarının çoğunun zihnin de Batı kökenli Panteizm kavramını çağrıştırır bir şekilde yer etmiştir. Çünkü Panteizm'e göre de "Allah'ın âlem­den ayrı ve müstakil bir şahsiyeti yoktur." 

  Nazmî Efendi'ye göre, "Allah bütün âlemi, kâinatı kaplamış" demek de büyük yanlıştır, Allah'tan ayrı bir âlemin olduğu söz konusu edilmektedir. Halbuki âlem, eşya diye birşey yoktur. Varolan sadece Allah'tır. An­cak bunu ise cahiller değil sadece "ev ednâ" makamına erişenler anlayabilirler."



VAHDET-İ VÜCUT (nedir?)

 Vahdet-i Vücud, harici tesirlerin etkin olduğu bir inanç­tır. Söz konusu inancın anlamını araştıracak olursak; Vahdet-i Vücud inancı "Vücud'"un tek olduğu ve bunun da Vücud-u Mutlak olan Vücud-u İlahi'den ibaret olduğu anlamına gelir. 
 Bu inanca göre tüm insanlar Tanrının bedenidir. (töbe töbe) (ulan ne kadar sapkın inançlar var) İHLAS suresi  4. ayet: 4.Ve lem yekûn lehû küfüven ahad. yani Hiçbir şey O’nun dengi ve benzeri değildir.  adama demezler mi hadi ordan diye Ayette gayet açık işte. Allah akıl fikir versin bunlara inananlara...

26 Temmuz 2013 Cuma

Yazar: Jean-Christophe Grange                                    



Yayın Yılı:
 2010
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa Sayısı: 460
Ebat: 14x23 cm
Kapak: Karton
ISBN: 6051116518
Dili: TÜRKÇE

Arka Kapak:


Genç ve yalnız bir kadın olan Yargıç Jeanne Korowa, tesadüfen şahit olduğu bir psikiyatri seansı sayesinde Paris’te işlenen tüyler ürpertici seri cinayetlerin failini keşfetmiştir. Ama elinde hiçbir kanıt yoktur ve katilin peşine tek başına düşmek zorundadır.

Böylece Guatemala, Nikaragua ve Arjantin’de soluk soluğa ve kanlı bir takip başlar. 
Yazar; Jean-Christophe Grange                            

Yayın Yılı; 2012
Yayınevi; Doğan Kitap
Çeviren; Tankut Gökçe
Sayfa Sayısı; 680
Ebat; 14x23
ISBN; 6050907148
Arka Kapak;

Ben Gölgeyim.
Ben Avım.
Ben Katilim.
Ben Hedefim.
Kurtulmak İçin Tek Çarem Var; Diğerinden Kaçmak
Peki Ya Diğeri de Bensem? 
Yazar:Jean-Christophe Grange                                

Kitabın orijinal Adı: Miserere
Çeviren: Tankut Gökçe
Yayın Yılı: 2009
Yayın Evi: Doğan Kitap
Sayfa Sayısı:424
Ebat:14x23 cm
Kapak: Karton
ISBN:6051112909
Dili: Türkçe


Arka Kapak;

Onlar çocuktular...
En mükemmel elmasların saflığındaydılar...
Ne ufak bir lekeleri...Ne de en ufak bir kusurları vardı...
Ve ne de en ufak bir günahları...
Ama onların saflığı kötülüğün saflığıydı...


Herşey Saint-Jean Baptiste Kilisesinde koro hocası Wilhelm Goetz’ün öldürülmesiyle başlar. Aslen Ermeni olan Emekli Baş komiser Lionel Kasdan kendini bir anda  olayların içinde bulur. Ardından ipuçlarını bir araya getirmeye çalışırken korktuğu şey artık gerçekleşiyordur; ve geri dönüşü yoktur. Cevaplarını ararken yeni ekip arkadaşı genç ve yakışıklı, polis biriminin en gözdelerinden; ama uyuşturucu müptelası olduğu için görevden uzaklaştırılmış Cedric Volokine ile gerilim yüklü olayların içinde bulur kendisini. Tek ipucuları El Oyro’nun  peşinden gitmektir...

Grange’ın diğer birçok eserinde olduğu gibi bu kitapta bir polisiye/gerilim özelliklerini taşıyor, macera ve gerilimin bir an olsun eksik olmadığı bu romanda ise ana karakterlerimiz Lionel Kasdan ve Cedric Volokine isimli iki polis. Yalnız bir olaya değinmeden geçemeyeceğim; ayrı dünyaları yaşayan bu iki polisin arasında zamanla gelişen baba-oğul ilişkisi kitapta mükemmel işlenmiş. Diğer ilişki türlerine (aşk ,dostluk gibi) çokça rastlanan kitap dünyasında bu tür bir ilişkinin konu alınması ve olay örgüsü içinde mükemmel bir şekilde yer alması ciddi anlamda beni sevindirdi...

İkili bu yaşanan cinayetleri kovalarken, (tabiri caizse kedi-fare kovalamacası gibi; ancak kim kedi kim fare belli olmuyor ve bu da kitabı tabii ki daha kaliteli bir eser yapıyor) karakterlerin iç dünyalarına da yolculuk yapma ve geçmişlerini öğrenme fırsatı veriyor. 

Yazar; Jean-Christophe Grange                              

Kitabın Orjinal Adı; Le Concile de Pierre
Çeviren; Ali Cevat Akkoyunlu
Yayın Yılı; 2000
Yayın Evi; Doğan Kitap
Sayfa Sayısı; 412
Ebat; 14x23
ISBN; 9759915193
Dili; Türkçe

Arka Kapak;

Jean-Christophe Grange Kızıl Nehirlerin ardından Taş Meclisle yine iş sahnede.
Gerçekten şaşırtıcı bir hayal gücü...
Dayanılmaz bir gerilim...
Fiziksel ve psikolojik şiddet...
Parapsikoloji...
Telepatiyle gerçekleştirilen bir trafik kazası...


Diane Thrilberge hiç evlenmemiş genç ve alımlı bir kadındır. Hayallerini ise bir evlatlık çocuk süslemektedir. İşte konumuz tam da burada başlıyor. Evlatlık edinmek için tüm yolları deneyen Diane; en sonunda kendisini Tayland'da bulur. Burada pekte yasal olmayan yollarla bulduğu çocuğun üvey babasının da aracılık etmesiyle hayallerine kavuşan Diane için hiçbir şey artık eskisi olmayacaktır.İşte özellikle evlat edinme olayından sonra hikaye; sürekli dozunu arttırıyor. Kitabın bu bölümüne kadar geldiyseniz bundan sonra elinizden bırakmak zorlaşacaktır haberiniz olsun.

Diane; tüm mutluluğu ve huzuru evlat edindiği Lucien'de bulduğu sırada Grange işte bu noktada usta kalemini devreye sokarak olayı Diane'nin yaptığı trafik kazasıyla gölgeliyor ve olaylar durdurulması imkansız bir şekilde gelişerek devam ediyor. Her yazımda yaptığım gibi yine biraz hikayeden bahsetmek; henüz okumamış olan kitap severlere azıcık tüyo vermek istiyorum. Kazadan sonra sahneler; birden o göz alıcı, parlak ışıklarla donatılmış olsa da çoğumuzu bunaltan kasvetli hastaneler oluveriyor. Bu hikaye de tıp biliminin en ileri seviyesine de; alternatif tıpa da şahitlik ediyoruz. Kazanan tarafı söylemeyeyim; ama kendimizi biran o betimlenen sahnelerde hissettiğimizi eklemeden geçemeyeceğim.

Ucundan da olsa Grange okuyanlar bilir; Grance hikayeleri tek bir mekanda veya zamanda anlatmaz. Farklı coğrafyalarda buluruz kendimizi genellikle. Bu kitapta bizi ardından önce Moskova' ya sonra sırasıyla Sibirya ve Moğolistan'a sürüklüyor. Tayland ve Fransayı söylemiyorum bile. Eee Moğalistan'a gidipte şamanları hikayenin içine katmamak olmazdı diyerekten, Grance bizi yine sürprizlerle kuşatıyor... SSCB bile olay örgüsünün yerinde fazlaca yer alıyor.
Yazar: Jean-Christophe Grangé                            
Kitabın Orjinal Adı: La Ligne Noir
Çeviren: Şevket Deniz
Yayın Yılı: 2005
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa Sayısı: 458
Ebat: 14x23 (cm)
Kapak: Karton
ISBN: 9789759914332

Arka Kapak:

Güneydoğu Asyada, Yengeç Dönencesi ile Ekvator çizgisi arasında bir yerlerde bir yol vardır. Siyah kanla çizilmiş bir yol. Korkunun ve ölümün hakim olduğu bir yol.
PARİS. İlk temas. KUALA LUMPUR. Hayat Yolu. Uçuşan ve Çoğalan. Sonsuzluğun İşaretleri. KAMBOÇYA. Bal ve Fresk. TAYLAND. Arınma Odası. Dünyadan soyutlanmış bu mekanda neler olduğunu anlayacaksınız! BANGKOK. Gerçeğin Rengi aynı zamanda Yalanın da Rengidir! Ve PARİS. Her şey sona ermedi, yeni başlıyor. 
ÇABUK SAKLAN, BABA GELİYOR!

Her şey Malezya'nın Papan bölgesinin güney doğusunda başladı. Jacques Raverdi'nin baygın bir halde bir barakada genç bir kızın; kanlar içinde yere yığılmış cesetiyle beraber bulunmasıyla başladı. Reverdi; 1977-1984 yılları arasında serbest dalış ve limitli ağırlıklı dalış dallarında bir kaç kez dünya rekorunu kırmış eski bir sporcudur. Sporu bırakıp Güneydoğu Asya'da yerleşen Reverdi'nin ölümü şüphe uyandırmıştır. Reverdi'nin gözünde ise olaylar bambaşkadır. Balıkçılar tarafında linç edilmekteyken kapadığı gözlerini; akıl hastalarının bulunduğu bir hapiste açar.

Marc Dupayrat ise çocukluk döneminde piyano ile uğraşmış, başarılı bir sanatçıdır. Ancak lise arkadaşı d'Amico'nun ölümü ile hayatı alt üst olur. Kendisini bir buhranın içinde bulur, hafızasını geçici olarak kaybeder. Kendini gazeteciliğe adayan Marc; Sicilya Mafyası üzerine İtalya'da yazı yazarken sevgilisi Sophie'yi kanlar içinde bulur. Bu bir mesaj mıydı bunu bilemeden kendini tekrar hayatı alt üst olmuş bir adam olarak; bir kafe de cebinde beş para olmadan bulur. Reverdi ile ilgili haberi okuyunca eski mesleğine geri dönmeye karar verir. Hayatını artık buna adamıştır.

Güzel bir modelle aynı işe gönül veren Marc katille gazeteden mektuplaşmaya başlar. Kendisiyle dalga geçen katili acaba bulabilecek midir? Katil kimdir ve amacı nedir? Bunun gibi bir çok soruyla beraber geniş bir coğrafya da maceralara atılan Marc ve güzel model Hatica gerçeği bulmak için sabırsızlansalar bile; gerçek aslında gözden kaçmış, karanlık köşelerde saklanmaktadır.